Varlığın Yoklukla Buluştuğu An...
Saatler geçiyor üzerimden dev dalgalar gibi ama sen yoksun… Senden ayrı geçen her saniye de özlemin, gönlümün mızrabının tellerine daha bir hızlı vuruyor. Nereye baksam senden bir parça gizlenmiş evimin duvarlarına, ruhuma, tüm varlığıma…
Bitmeyen bir şiir gibi bitmeyen hüzünlere gebe kalıyorum, sensizliğin kor ateşlerinde…
Nazlı yapraklarım titriyor zemheri soğuğunun değdiği gecelerin zindan karasında…
Yaralı ceylanlar geziniyor ruhumun topraklarında… Hazan mevsimine döndüm caddelere düşen her yaprakta… Sensizliğin türküsü yaren olmuş kan kırmızısı dudaklarıma…
Çağlayan bir nehir gibi fışkırıyor kalbimden sevgin ve düşüyorum gülüm en uçsuz uçurumlardan ansızın görmüyorsun… tut ellerimi düşüyorum ey sevgili duy sesimi!..
Yokluğunun acısı sarmış tüm nefesimi, yakıyor inan sensizliğin dayanılmaz ateşi ciğerlerimi… Yüreğim koca bir yangın yeri, çığlıkları kanatları kırılmış bir kuşun gurbetteki sesi…
Söz dinlemeyen bir yüreğin serkeşliğiyle ve gecelerin siyahında münzevi kalmışlığımla haykırıyorum son defa şu sonu muamma olan dünyaya ve sana…
Evet, seviyorum ve hazırım bu günaha; eğer sevmek günahsa…
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
